Otizm Spektrum bozukluğu nedir?

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU (OSB) OSB NEDİR? 

 

OSB ilk kez Amerikalı çcouk psikiyatristi Leo Kanner tarafından 11 olgu sunumu ile gündeme getirilmiş ve ilişki kurma güçlüğü, ekolali (karşı tarafın söylediği kelimeleri tekrar etme), zamirlerin tersten söylenmesi, tekrarlayıcı amaçsız davranışlar ve değişime direnç şeklinde tanımlanmıştır. (Kanne 1943) 1944 yılında ise Viyanalı hekim Hans Asperger otistik psikopatoloji olarak adlandırdığı benzer tablodan söz etmiştir. 

 

OSB'nin dünya literatüründe psikiyatrik tanı sınıflama sistemlerine girişi 1980 yılında DSM-III ile olmuştur.

OSB'nin günümüzde tanısı Amerika Psikiyatri Birliği (APA)'nin sınıflama sistemi  DSM-5'e göre konulmaktadır. DSM-5'e göre nörogelişimsel bozukluklar sınıfında yer almaktadır. DSM-5' e göre OSB  erken çocukluk çağında başlayan, sosyal-iletişimsel alanda belirgin yetersizlikler ve sınırlı, tekrarlayıcı davranışlar ve ilgi alanları ile karakterize nörogelişimsel bir bozukluktur.

 

OSB'NİN SIKLIĞI

Sıklığı Amerika hastalık kontrol merkezine (CDC 2014) göre 2014 yılında 1/68 olarak bildirilmiştir. Erkeklerde daha sık görülmektedir.

 

OSB'NİN NEDENİ

OSB çoğul etmenlerin neden olduğu nörogelişimsel bir bozukluk olarak kabul edilmektedir. Nöroanatomik, nörokimyasal, genetik, çevresel bir çok faktör tek başına ya da birlikte neden olarak karşımıza çıkabilmektedir. Çevresel faktörlerden en çok ileri baba yaşı, ileri anne yaşı, gebelik enfeksiyonları, civa maruziyeti, prematürite, hipoksi, D vitamin eksikliği sayılmaktadır. 

 

OSB KLİNİK

 

0-1 YAŞ

Bu dönemde başvuru nadirdir. Ancak tipik gelişen yaşıtlarına göre sosyal yönden kısıtılılıklar göze çarpabilmektedir. (Konuşanın yüzüne bakmama, göz teması eksikliği, karşılıklı gülümsemede yetersizlik, adına bakmama vs.)

 

1-2 YAŞ

OSB tanısı alan çocuklarda genel olarak semptomların 13-14 aylık civarı görülmeye başaldığı bildirilmektedir. Göz temasında yetersizlik, görsel takipte atipiklik görülebilmektedir. Nesneleri uzun süre ve anormal şekilde inceleme, parmak ucu yürüme, garip el hareketleri olabilmektedir. Taklitleri yetersizdir. Bay bay yapamama, ce-e oyunlarına ilgisizlik, tekrarlayıcı oyunlar, sosyal gülümsemenin olmayışı, olumlu duygu paylaşımında kısıtlılık olabilmektedir. Dil becerileri genelde geridir. Alıcı ve ifade edici dilde gerilik mevcuttur. 

 

2-3 YAŞ

En sık doktora başvuru dönemi. En sık başvuru nedeni konuşma geriliğidir. Kısıtlı taklit, yalnızlığı tercih etme, başkalarına bakmama, sosyal gülümsemede azlık, anlamsız gülmeler, ismine bakmama, çevreden izole görünme, erişkinlerin ilgisini çekmede isteksizlik, seslenince bakmama, bakış anormallikleri bildirilmiştir. Akranlarına ilgi azdır ya da yoktur. Senaryolu ve karşılıklı oyunlar yoktur. Dil becerileri genelde geridir. Basmakalıp (stereotipik) hareketler yoğun olarak başlamıştır. İşlevsel olmayan nesnelere ilgileri fazladır. Tekrarlayıcı konuşma sıktır.

 

OKUL ÖNCESİ

Önceki yaşlardaki belirtiler devam edebilmektedir. Empati yetenekleri yetersizdir. Olguların yarısında bu dönemde dil becerileri gelişir ancak işlevsel değildir. Kısa cümleler, tekrarlayıcı konuşmalar, monoton ses tonu ile konuşmalar görülebilir. Karşılıklı diyalog yetersizdir. Stereotipiler, törensel davranışlar olabilmektedir. Değişime direnç sıktır. Örneğin aynı kıyafeti giyme, aynı yoldan gitme gibi istekleri olabilmektedir.

 

OKUL ÇAĞI

Önceki dönemlere ait belirtileri devam edebilir. Bu dönem sosyal becerilerin yoğun olarak kullanılacağı bir dönem olması nedeniyle bu alan ile ilgili sorunlar daha da ön plana çıkmaktadır. Bazıları tuhaflıkları nedeniyle akran zorbalığına maruz kalabilmektedir.  5 yaş öncesi dil becerisi gelişenlerde bu dönem konuşmaya ait sorunlar daha az görülmektedir. Ek psikiyatrik sorunlar (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, tikler, depresyon,) bu dönemde sıklıkla eşlik edebilmekte ve mutlaka bunların tedavileri sağlanmalıdır.

 

ERGENLİK

Özellikle normal zeka düzeyine sahip OSB'lilerde bu dönemde farklılıklarının farkına vararak depresif duygudurum ve intihar girişimleri görülmektedir. Daha düşük zeka düzeyinde olanlarda ise özbakım sorunları önemli bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

TANI-DEĞERLENDİRME

Tanı psikiyatrik muayene, ebeveyn görüşmesi, ayrıntılı öykü ve çeşitli tıbbi incelemeler ile konulur.

Yapılandırılmış görüşme araçları (Ülkemizde standardizasyonları YOK)

  • Autism Diagnostic Interview-R (ADI-R)

  • Autism Diagnostic Observation Scale(ADOS)

 

Ölçekler

  • M-CHAT(Modified Checklist for Autism in Toddlers)

  • Çocukluk Otizmini Derecelendirme Ölçeği (CARS)

  • Otistik Davranışları Değerlendirme Listesi (ABC)

  • Sosyal İletişim Ölçeği (SCQ)

 

Diğer

  • Zeka testleri

  • Vineland Adaptif Davranış Ölçeği

  • Ankara Gelişim Envanteri

  • Çeşitli tıbbi incelemeler (MR-EEG-GENETİK-İŞİTME-GÖRME MUAYENESİ VS.)

 

GİDİŞAT

Hastalığın gidişatı zeka düzeyi, dil becerileri, belirti şiddeti, ek hastalık olup olmaması ile yakından ilişkilidir. Zeka düzeyi yüksek, belirti şiddeti hafif, dil becerileri iyi, ek hastalık az ise hastalık gidişi daha iyidir. Bunlara ek olarak gidişatı belirleyen en önemli etmen erken alınmaya başlanan ÖZEL EĞİTİM desteğidir.

 

TEDAVİ

OSB'de tedavi bireye özgüdür.

  • EĞİTSEL YAKLAŞIMLAR (Davranışsal model ve Uygulamalı Davranış Analizi (ABA))

  • KONUŞMA DİL TERAPİSİ

  • İLAÇ TEDAVİLERİ (EK PSİKİYATRİK HASTALIKLARA YÖNELİK)

 

Kaynak: Tanıdır C., Mukaddes NM 2016 Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları kitabı içinde Bölüm 12: Otizm Spektrum Bozuklukları